Yenidoğanda Ten Tene Temas: Hayatın İlk Temasının Bilimsel ve Duygusal Anlamı
Doğumdan sonraki ilk dakikalar hem bebek hem de anne için büyük bir değişimin başladığı anlardır.
Bebek, anne karnındaki sıcak, korunaklı ve sürekli ortamdan dış dünyaya geçer. Solunumunu başlatır, vücut ısısını korumaya çalışır, yeni duyusal uyaranlarla karşılaşır ve beslenmeye hazırlanır.
Bu geçiş sırasında yapılabilecek en basit uygulamalardan biri aynı zamanda en anlamlı olanlardan biridir: bebeğin doğumdan sonra mümkün olduğunca erken annenin çıplak göğsüne yerleştirilmesi.
Ten tene temas olarak adlandırılan bu uygulama bugün yenidoğan bakımının önemli parçalarından biri olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü de sağlıklı anne ve bebeklerde doğumdan sonra erken ve kesintisiz ten tene temasın desteklenmesini önermektedir.
Ten tene temas nedir?
Ten tene temas, çıplak ya da yalnızca bezli bebeğin annenin çıplak göğsüne yerleştirilmesi ve üzerinin sıcak tutulacak şekilde örtülmesidir.
İlk bakışta yalnızca duygusal bir yakınlık gibi görünebilir.
Oysa bu temas bebeğin yeni yaşam ortamına uyum sağladığı fizyolojik sürecin de bir parçasıdır.
Bebek annenin beden ısısını, kokusunu, sesini ve kalp atışlarını algılar. Bunlar doğumdan önce bütünüyle yabancı olmadığı duyusal deneyimlerdir.
Belki de bu yüzden doğumdan sonraki ilk temas hem biyolojik hem de ilişkisel açıdan özel bir an oluşturur.
Bebeğin bedenini düzenlemeye yardımcı olur
Yenidoğanlar özellikle doğumdan sonraki ilk dönemde vücut ısılarını erişkinler kadar kolay düzenleyemezler.
Annenin göğsünde ten tene temas bebeğin sıcaklığının korunmasına yardımcı olur. Araştırmalarda erken ten tene temasın bebeğin fizyolojik uyumunu desteklediği, ağlama süresini azaltabildiği ve emzirmeye başlamayı kolaylaştırabildiği gösterilmiştir.
Bebeğin sakinleşmesi yalnızca “mutlu olması” anlamına gelmez.
Doğumdan hemen sonra yeni çevreye uyum sağlamaya çalışan sinir sistemi için sıcaklık, temas, tanıdık ses ve koku birlikte düzenleyici bir ortam oluşturabilir.
Emzirmenin ilk adımları
Doğumdan hemen sonraki dönem emzirmenin başlaması açısından da önemlidir.
Ten tene bırakılan sağlıklı bir yenidoğan zaman içinde memeye yönelme, başını hareket ettirme ve emmeye hazırlanma gibi davranışlar gösterebilir.
Bu sürecin mümkün olduğunca aceleye getirilmeden desteklenmesi, bebeğin ilk emzirmeye başlamasını kolaylaştırabilir.
WHO, annelerin doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede ve özellikle ilk saat içinde emzirmeye başlamaları için desteklenmesini öneriyor. Erken ve kesintisiz ten tene temas da bu sürecin önemli bir parçası.
Anne açısından da bir karşılığı var
Doğumdan sonraki temas yalnızca bebek üzerinde etkili değildir.
Bebeğin dokunması, kokusu ve emmeye başlaması annedeki oksitosin sistemiyle de etkileşir. Oksitosin doğum sonrasında uterusun kasılmasında ve süt salınımında rol oynayan önemli bir hormondur.
Ancak anne-bebek yakınlığını yalnızca oksitosine indirgememek gerekir.
Bir annenin bebeğiyle kurduğu ilişki tek bir hormonun ya da doğumdan sonraki tek bir anın ürünü değildir.
İlişki zaman içinde gelişir.
İlk temas bu ilişkinin güzel ve biyolojik olarak anlamlı başlangıçlarından biri olabilir.
Gecikmiş kordon kesimi neden konuşuluyor?
Doğumdan hemen sonra yapılan bir başka uygulama da göbek kordonunun ne zaman klempleneceğidir.
Geçmişte kordonun oldukça hızlı kesilmesi yaygındı. Bugün ise bebeğin klinik durumu uygunsa birkaç dakika beklemenin yararları daha iyi biliniyor.
WHO, çoğu doğumda göbek kordonunun doğumdan yaklaşık 1–3 dakika sonra klemplenmesini öneriyor. Bu süre içinde plasentadan bebeğe kan geçişi devam edebilir ve özellikle bebeğin demir depoları açısından yarar sağlanabilir.
Bu bekleme süresi ten tene temasla çelişmek zorunda değildir.
Bebek annenin göğsünde sıcak tutulurken gerekli yenidoğan değerlendirmeleri yapılabilir ve uygun koşullarda kordonun klemplenmesi geciktirilebilir.
Elbette anne veya bebeğin acil tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunda öncelik güvenli tıbbi bakımdır.
İlk temas bağlanmayı belirler mi?
Burada özellikle üzerinde durmak istediğim bir nokta var.
Doğumdan sonraki ten tene temas anne-bebek yakınlaşmasını, karşılıklı etkileşimi ve emzirmeyi destekleyebilir.
Ama güvenli bağlanma yalnızca doğumdan sonraki ilk saat içinde oluşan bir durum değildir.
Bağlanma zaman içerisinde, bebeğin ihtiyaçlarının tekrar tekrar fark edilmesi ve karşılanmasıyla gelişir.
Bebek ağladığında birinin gelmesi, korktuğunda yatıştırılması, acıktığında beslenmesi, bakışına karşılık verilmesi, birlikte oyun oynanması ve zorlandığında yanında birinin bulunması…
Bütün bunlar ilişkiyi oluşturur.
Dolayısıyla çeşitli tıbbi nedenlerle bebeğiyle hemen ten tene temas kuramamış bir annenin “bağlanma fırsatını kaçırdığını” düşünmesi doğru değildir.
Sezaryen, annenin veya bebeğin tıbbi durumu ya da doğumla ilgili başka koşullar ilk teması geciktirebilir.
Bağlanmanın tek bir kritik dakikası yoktur.
İlişkinin gelişmesi için önümüzde çok daha uzun bir zaman vardır.
İlk karşılaşmanın değeri
Bütün bunlar doğumdan sonraki ilk temasın önemini azaltmaz.
Tam tersine, ten tene temasın değerini biraz daha gerçekçi bir yere yerleştirir.
Bu uygulamanın yararlı olması için ona yaşam boyu sürecek sonuçlar yüklememize gerek yok.
Bebeğin sıcaklığının korunmasına yardımcı olması, daha sakin bir geçiş sağlaması, emzirmeyi desteklemesi ve anne ile bebeğe birbirlerini tanımaya başlayabilecekleri bir alan açması zaten yeterince değerlidir.
Bir bebeğin dünyayla ilk karşılaşmasında gördüğü ilk şey belki net değildir.
Ama hissettiği sıcaklık, dokunuş, koku ve ses vardır.
İnsan ilişkilerinin başlangıcı da çoğu zaman sözcüklerden önce gelir.
Önce temas vardır.
Sonra ilişki zaman içinde onun üzerine kurulur.
Olcay Cengiz Turan
Bu içerik yalnızca genel bilgi ve eğitim amaçlı hazırlanmıştır. Herhangi bir tıbbi değerlendirme, tanı, tedavi, terapi uygulaması veya bireysel sağlık danışmanlığı amacı taşımaz.
Kaynaklar
World Health Organization. Early Essential Newborn Care.
World Health Organization. Recommendations on delayed umbilical cord clamping.
Moore, E. R., Bergman, N., Anderson, G. C., & Medley, N. (2016). Early skin-to-skin contact for mothers and their healthy newborn infants. Cochrane Database of Systematic Reviews.
